Yazıyı Kaleme Alan: Ayşe Turan



Diğer Yazılarımız


Olmazsa olmaz ama ya fazlası...

Fedakarlık, hayatımızın her köşesinde var olan bir duygudur.  Hepimiz zaman zaman bir çok şey için, kişi için fedakarlık gösteririz ya da göstermek zorunda kalırız. Ancak öyle bir kişi vardır ki, onun adı söylendiğinde ilk aklımıza gelen “fedakarlık” olur. Bu kişiler hiç kuşkusuz annelerdir. Anneniz nasıl biri diye sorduğunuzda, insanlar, öncelikle, “fedakar” diye cevap verir. Çünkü karşılıksız sevgiyi içinde barındıran annelik, fedakarlık olmadan yapılamaz. Dünyaya getirilen, yetiştirilmek zorunda olunan evlat için yapılanlar, fedakarlık duygusunun bir sonucudur.

Bazen anneler kendilerini unuturlar, kendi isteklerinden ödün verirler, hayatlarının tek amacı çocuklarının ihtiyaçlarının karşılanması, onların iyiliği, mutluluğu olur. Peki, kendini unutacak kadar fedakarlık göstermek doğru mudur?  Her şeyin fazlasının zarar olduğu gibi aşırı fedakarlığın da hem anne için hem çocuk için zararlı tarafları vardır. Aslında anneler, fedakarlığı abartıp kendilerini unuttuklarında, çocukları için doğru bir şey yaptıklarını zannederken istemeyerek, hem onlara hem de kendilerine zarar verebilirler.

Öncelikle aşırı fedakarlığın çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine bakalım. Annelerin aşırı fedakar davranışlarının çocukların gelişiminde olumsuz etkisi vardır. Çocuğa hiçbir sorumluluk vermeyen, her şeyi onun yerine kendi yapan anneler, bencil ve sorumluluk duygusu taşımayan çocuklar yetişmesine neden olur. Bütün istekleri hemen, anında ve sorgulanmadan karşılanan çocuk, dünyanın sadece kendisi ve istekleri etrafında döndüğünü düşünmeye başlar. Ayrıca çocukların ihtiyaçları, istekleri, yapması gereken görevleri sürekli anneler tarafından yapıldığında, çocuklar hayatta elde etmek istedikleri şeyler için çaba göstermeleri gerektiğini öğrenemez. Bu durum da çocuğun yetişkinlik yaşamını etkiler. Anneler ne yapmalı peki? Fedakarlık adı altında onların her işlerini kendileri yapmamalı, mutlaka, onlara küçük de olsa sorumluluklar vermelidirler. Çocukların her istediklerini yapmak yerine, istediklerini elde etmek için çaba göstermeleri gerektiğini onlara öğretmelidirler.

Aşırı fedakarlığın anneler üzerinde de olumsuz etkileri vardır. Bazen anneler ebeveyn olmanın dışında, kendileri olmayı unuturlar. Öyle ki, çocukları dışında kendileri için bir şeyler yaptıklarında kendilerini suçlu hissederler. Sanki anne oldukları için artık çocuklarından başka bir dünyaları yokmuş gibi yaşamaya başlarlar. Her şeyi kendileri yapmak için uğraşır dururlar. Bu şekilde davranarak iyi anne olduklarını düşünürler. İşte onların yanıldığı nokta da budur. Hiç kimsenin, halk arasındaki o meşhur tabirle biri için “saçını süpürge ederek” iyi ve mutlu olması beklenemez. Önemli olan önce sizsiniz. Öncelikle kendinize değer vermelisiniz. Kendinize saygı duyarak yapmalısınız, hayattaki diğer işlerinizi. Tabii ki, çocuğunuz ve ailenizle ilgilenecek, onların ihtiyaçlarını karşılayacak, onlara sevgi ve saygı göstereceksiniz. Ancak kendinizi, isteklerinizi, hayallerinizi ve benliğinizi unutmadan! Ailenizin ve çocuklarınızın iyiliği de bu yoldan geçer. Unutmayın, mutlu anneler  mutlu çocuklar demektir...